DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 2025 Newroz’unun tarihsel önemine dikkat çekti. Hatimoğulları, bu yılki kutlamaların halklar tarihi açısından büyük bir anlam taşıdığını belirterek, Türkiye’nin en yoğun katılımlı Newroz’unu yaşadıklarını ifade etti.
Hatimoğulları, milyonların barış ve demokrasi umutlarını yeşerttiği bir Newroz geçirdiklerini vurgulayarak, halkın baskıların arttığı ve iradesinin tanınmadığı bir dönemde meydanları doldurarak barış, demokrasi ve adalet taleplerini güçlü bir şekilde dile getirdiğini söyledi. Kadınların, gençlerin ve annelerin meydanlardaki varlığının, özgürlük ve barış taleplerini daha da güçlendirdiğini belirtti.
Ayrıca, Leyla Zana ve Gültan Kışanak ile Amed Newroz’unda gerçekleştirdikleri sohbeti paylaşan Hatimoğulları, Zana’nın geçmişteki mütevazı katılımlardan bugünkü milyonlara ulaşan Newroz kutlamalarına dikkat çekerek, halkın bilinçli ve kararlı mücadelesinin önemini vurguladığını aktardı.
Hatimoğulları, Newroz meydanlarından yükselen barış ve çözüm taleplerinin iktidar tarafından dikkate alınması gerektiğini belirterek, Abdullah Öcalan‘ın özgürlüğü ve özgür çalışma koşullarının sağlanmasının en güçlü talepler arasında olduğunu ifade etti. İktidarın, milyonların barış çağrısına kulak vermesi gerektiğini ve bu taleplerin görmezden gelinemeyeceğini söyledi.
Hatimoğulları, barışın tesis edilmesi için devletin gerekli adımları atması gerektiğini belirterek, Sayın Öcalan’ın çağrısının demokratik, hukuki ve adil bir geleceğin daveti olduğunu ve tüm Türkiye halklarını kapsadığını ifade etti. Bu çağrının toplumsal ve siyasal zeminde karşılık bulması için herkesin uzlaşıya yakın olması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer siyasetçilere yönelik operasyonları eleştiren Hatimoğulları, iktidarın hukuk ve meşruiyeti gözetmeden yargı sopasıyla saldırdığını belirtti. Türkiye’nin haksızlık ve hukuksuzluklara karşı olduğunu ifade ederek, demokratik protesto hakkını kullanan insanlara yönelik ağır şiddeti kınadı.
İstanbul Barosu’na yönelik operasyonları da eleştiren Hatimoğulları, bu siyasi darbeyi kabul etmediklerini ve en ağır biçimde kınadıklarını ifade etti. Yargıya güvenin sarsıldığını belirterek, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
Üniversite öğrencilerinin başlattığı boykotları selamlayan Hatimoğulları, gençlerin protesto hakkını kullanmasının önemli olduğunu belirtti. Ayrıca, kadınlara yönelik cinsiyetçi hakaretleri kınayarak, bu tür söylemlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Kent uzlaşısının ortak yaşamın sigortası olduğunu belirten Hatimoğulları, bu uzlaşıyı suç örgütleriyle ilişkilendirmeye çalışan anlayışı eleştirdi. Kent uzlaşısına yönelik operasyonların, farklı halkların ve inançların bir arada yaşamasına zarar verdiğini ifade etti.
Son olarak, Azad Barış‘a yönelik linç girişimini kabul etmediklerini belirten Hatimoğulları, yandaş medyanın ürettiği yalancı senaryolarla toplumu yanıltmaya çalıştığını ve bu tür girişimlerin barış sürecini sabote ettiğini ifade etti.